Uktedeki Tecelli
Ceyhan TUNCER

Ceyhan TUNCER

Konuk Yazar

Uktedeki Tecelli

23 Haziran 2015 - 22:16 - Güncelleme: 23 Haziran 2015 - 22:23

Dünyaya açarken gözlerimizi neleri yaşayacağımızı bilebilir miydiniz?  Nice değişmelere uğrayacağımızı düşünebilir miydiniz? Nice acıları sineye atıp yaşatacağınızı hayal edebilir miydiniz?

Değişim dünyaya gelmekle başlıyor, fiziksel manada. Fizyolojik ihtiyaçlar gideriliyor yanında duygusal ihtiyaçlarda. Bir de bakmışınız küçük çocuk okula başlar olmuş. Eğitim de bir değişimdir sürüp gitmekte. Çocuk yeni yine davranışlar kazanıp, yeni kuramsal bilgiler öğrenmekte. Haklarını ödevlerini toplumsal yaşam.  Vb. olgu ve olayları bir bir öğrenmekte.

Yıllar geçtikçe edinilen bilgiler, yaşam tarzı, algılama biçimi, idealizm cevheri.... vs. düşünce yapısını oluşturmakta. Bu olguların üstüne çevre faktöründe eklersek çocuktaki fikirler  artık kemikleşmiş  ve o bir     yetişkin  olmuştur. Kimsenin hegemonyasını kabullenmeyen genç, tezlerini doğrulayan ve antitezler süren bir yığın bilgi ile  karşı karşıya  kalmakta. Aslına bakılırsa kemikleşmiş dediğim fikirler kıkırdak safhasında.

Bir de bunlara aileden bilfiil ayrılma olayı çıkarsa, genç etrafındaki kişi ve kişileri tanıma fırsatı bularak onların bu fikirler ve değerler hakkındaki görüşlerini alarak zamanını bazen boşa, bazen de çok güzel işlere harcayacaktır.

Kendisini idealizm yoluna bağışlayan genç en güzel fikirleri idealleri ve diyalektikleri üretmekte aklınca.Bir aksiyoner olmakta gönüllerde. İdealizmin son noktası yaşanmakta  sanki. Atiye dönük bir çok hesaplar var olma yolunda mücadeleler...

Nede   güzeldi   fikirleri  idealleri  kalplerde yaşatmakta. Yaşamın gayesi  varolmanın mücadelesi idi.  Nafile  idealler ülküler  hayat acımasızlığında diyalektik olmamakta. Kalplerden bir av   hayvanının derisini yüzercesine  tecrit edilmekte. Bu tecritle  muzdariplik  tecellisi başlamakta.  Hayata   atılamamakta ülkü, kalplerde  yaşamakta  birer   ukde olarak, hayat   acımasız, hayatta yok kadirşinaslık. Heyhat   bunca  ütopya  kurumakta.

Gençlikte kalpleri dolduran  bu hayat felsefeleri  nerelerdesiniz tesanüt olun, nerede pahitatınız? Nerede vuslat heyecanı,  nerede  kalmakta   serenat  armonisi, solmakta birer birer .....

Hani nerede zor  günlerin  marjinalliği. Kendini yenileyen  ama gücünü   bildirmeyen   kara kutu.  Her harekette   merak  duygularını kamçılayan  hani nerede...?   Dönüp geriye özünü   eleştirebildin mi?  Yanlışları, yalnızlıklar  görebildin mi?  Tesanüt yolundaki  ifritleri  ne zamandan beri  temizleyemedin?   En son ne zaman oturup  tüyerin diken diken    olarak  naşide  söyledin  ha  ne zaman ?

Yüksek öğretimde   şeklini alan  - oluşan veya törpülenen – ülküler.....  Kimi sağdan, kimi soldan   yürüttü ayrımcılığını  geriye ne kaldı  kup  kuru ölü canlar.... Kuramsal bilgiler  hece hece , harf   harf  ezberletilerek öğretildi. Nafile  diyalektikte  hiç   bir  kıpırdanma vuku  bulunmadı.

Heyhat  silsileler   başlamakta, hegemonyalar  oluşmakta  sınırların,  sizi bizi   hepsi kapsar durumda.  Dava   adamı olmak lazım.  Yılmamak ati endişesi taşımadan  hizmet erbabı olmak lazım. Lazım bize şimşir tarak lazım....

            Allah(cc)   kimseyi sevdiklerinden  tecrit etmesin!

Son Yazılar