Hocalı’da Türk’ün Katli!
Aydın KARAKUŞ

Aydın KARAKUŞ

Konuk Yazar

Hocalı’da Türk’ün Katli!

19 Şubat 2015 - 19:01 - Güncelleme: 19 Şubat 2015 - 19:19

26 Şubat 1992… Türklüğün dinmeyen sızısı: Hocalı Katliamı(Soykırımı).

Tarihi Arka Plan

SSCB döneminde Azerbaycan’a bağlı bir bölge olan Karabağ, 19. yüzyıldan itibaren Rusların Ermeni hedefleri çerçevesinde Ermeni göçüyle bölgede Ermeni taleplerine alt yapı hazırlanmış oldu. Hele ki 1991 yılında SSCB’nin dağılmasıyla Karabağ uluslararası bir kriz oldu. Ermenistan, bölgedeki Ermeni nüfusu bahane ederek bölgede hak iddia etmekteydi. Lakin Azerbaycan tarihi delil, yer adları, Türk nüfus miktarı vb delillerle bu hak talebinin haksızlığını kanıtlıyordu. Hâlbuki Ermenistan’ın amaçları hak ve hukuk üzre olmayıp Ermenistan tamamen Rusya destekli ve Rusların dış politikasına maşalık eder bir rolde aktördü. Karabağ bölgesi Ruslarca Hristiyanlaştırılmak isteniyordu. 1826 yılında Karabağ Hanlığı’nı işgal eden Rusya, bölgede Ermeni nüfusun arttırılmasını teşvik etmiş; bu amaca matuf olarak İran ve Anadolu’da yaşayan Ermenileri bölgeye yerleştirmiştir.

1947 Aralık ayında SSCB Bakanlık Şurası tarafından alınan bir kararla Azeri Türklerinin yurtlarından çıkarılması ve o bölgelere Ermenilerin yerleştirilmesi kararı alındı. Baskı ve zulüm ve hatta ölümle tehdit edilerek Türkler göç ettirildi. 1960’lı yıllara gelindiğinde ise Ermeniler Karabağ ve Nahcivan üzerinde hak iddia etmeye başladılar. Ermenistan’ın bölgenin Ermeni çoğunluklu olduğu iddiası ve SSCB hükümetinin bu konuda Ermenistan’dan yana tavır takınması, Gorbaçov’un ekonomi başdanışmanı Aganbekyan’ın 1987 yılının Kasım ayında “Dağlık Karabağ Ermenilerindir ve bu topraklar Ermenistan’a ilhak edilmelidir.” Şeklindeki açıklaması akabinde, bölgede yaşayan Ermeniler Ermenistan’a bağlanma adına gösterilerde bulunmaya ve Azerilere yönelik şiddet eylemlerine başvurmaya başlamıştır.

Soykırıma Doğru

Ermeniler 1987 yılından itibaren Dağlık Karabağ bölgesine saldırılarını yoğunlaştırmıştır. Hedef, Azerbaycan Türklerini Dağlık Karabağ bölgesinden çıkarmaktır. Azeriler otobüs baskınları, yol kesme vb. şiddet eylemlerine maruz bırakılmışlardır. 1990 yılı başlarında yaklaşık 186.000 Azeri, Ermenistan’dan Azerbaycan’a gitmeye zorlanmış; 1991 yılının Ekim ayında bir Azeri köyü Ermenilerin eline geçmiştir. 1991 yılının Aralık ayına gelindiğinde Hocalı kasabası Ermeni ablukası altına alınmıştır. Ekim ayından itibaren bölgeye kara yolu ulaşımı kapanmış, ulaşım sadece helikopterlerle yapılabilmiştir. Kasım ayında Hocalı’da bir helikopterin Ermeniler tarafından vurulması sonucu, içerisinde Azerbaycan devlet yetkilileri, Rus ve Kazak gözlemcilerin bulunduğu 20 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu olaydan sonra bölgenin hava yolu ulaşımı da kapanmış, gaz ve elektrik bağlantısı kesilmiş ve bölge tamamen Ermeni ablukası altına girmiştir. 3.000 Azeri nüfusun yanı sıra Ahıska Türklerinin de yaşadığı Hocalı kasabası, 1992 yılında 25 Şubat’ı 26’ya bağlayan gece, Ermenistan silahlı kuvvetleri ve 366. Rus Motorize Alayı’nın gerçekleştirdiği bir katliama maruz kalmıştır. Katliamın yaşandığı tarihte Hocalı, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin koruması altında değildir; savunmasız bir durumda, elinde hafif silahlar olan yaklaşık 150 kişi tarafından korunmaktadır. Zira Gorbaçov’un Temmuz 1990’da çıkardığı bir kanun ile Sovyetler Birliği’nin bütün bölgelerinde av silahları da dâhil olmak üzere tüm silahlar toplatılmıştır. Karabağ Ermenilerinin lideri Ter-Petrosyan ise Moskova’nın “anlayış göstermesini umarak” bu hükme uymamıştır. Bölgedeki Azeriler silahsızlandırılırken Ermenilerin elindeki silahlar olduğu gibi korunmuştur. Kendinden emin Ermenistan isteklerini yineliyor ve Karabağ’ı ilhak etmek istiyordu. Rusya dağılan bünyesinden Türklük şuuru ile azat olmuş bir Azerbaycan’ı hazmedemiyor, Türk dünyası sınırları arasında bir tampon olarak gördüğü Ermenistan’ı büyütmek istiyordu.80’li yıllarda artan ve fütursuz bir Ermenicilik propagandası halini alan hareketler SSCB’nin 1991 yılında dağılmasıyla Ermenistan bölgede Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni ilan etmiştir. Bu durum iki ülke arasında Karabağ Savaşı’nı başlatmıştır. Savaş sürerken Rusya, Ermenistan’ı kollamış ve bölgedeki Türk nüfusun katledilmesi ve sürülmesinde 1 milyon Müslüman Türk’ün göçmen durumuna gelmesinde Ermeni mezaliminin en büyük destekçisi olmuştur. Rusya’nın “Hazar Denizi’nden Karadeniz’e Büyük Ermenistan” ideali bu meselenin arka planı olan Türk Dünyası ile Türkiye’nin iletişimini kesme amacını ortaya ayan beyan koymaktadır. 366. Rus Motorize Alayı tarafından desteklenen Ermeni mezalimi 26 Şubat 1992 tarihinde çevrilmiş olan Hocalı kasabasına girerek 1.300 kişinin hunharca öldürüldüğü, 1.275 kişinin esir alındığı, 25 çocuğun hem öksüz hem yetim, 130 çocuğun da öksüz veya yetim kaldığı bir katliam gerçekleştirdi.

Katliam görüntüleri tüm dünyaya servis edildi. En büyük haber ajansları haberi yayımladı ama uluslararası kuruluşlar hukuk ve insan haklarını Azerbaycan Türkleri için devreye koymadılar. Sustular, kabullendiler. Köylerde vahşice öldürülen neneler, dedeler; yüreği parçalanan, uzvu kesilen bebekler; karnı deşilen anneler, avlularda hunharca katledilmiş ve tüm ailesinin katline şahit olmuş babaların yarası ne zaman ve nasıl sarılacaktır?

Bugün de hukuken Azerbaycan’a ait olan Dağlık Karabağ bölgesi hâlen Ermeni işgal mahallidir. Karabağ, Azerbaycan topraklarının beşte birini oluşturmaktadır. Bölgede savaş sırasında rehin alınanlar arasından 150 Azerbaycan Türkü’nün ise durumları meçhuldür. Bunca zulme rağmen Ermenistan hiçbir hukuki ceza almamıştır.

Özgürlük ve insan hakları konusunda serini ortaya koyan hür dünya(!) konu Müslüman Türk ve coğrafya da Türk coğrafyası olunca adeta dilini yutmakta, lafebeliği yapmakta, takiyye üslubuyla ikili bir tavır takınmaktadır. Türk ve İslam Dünyasının gerekli birlik algısı ve millî şuurunun eksikliği sebebiyle Ermeni işgali Türk coğrafyasında adeta bir ur durumundadır ve büyümektedir. Müdahale ve yahut haklı müzakerede bir olamayış bu uru kansere çevirebilecek niteliğe ulaşmadan önü alınmalıdır. Çünkü Karabağ davasında hak, haklınındır! Bu coğrafyada hak, Müslüman Türk’ündür!

(Yazının hazırlanmasında İHH’nin 2014 yılında yayımlamış olduğu 22. Yıl Dönümünde Hocalı Katliamı adlı eserden faydalanılmıştır. İtalik yazılmış yerler eserden alıntıdır. )

 

Son Yazılar